29 Ocak 2011 Cumartesi

sancı..

bazen bilemezsin ne hissettiğini anlayamazsın bütün her şey karman çorman olmuştur bütün aşkların geçer gözünün önünden bütün acılarıyla birlikte birer birer başlarlar acıtmaya sanki hiç geçmemiş gibi hepsi çullanır üstüne bir avazla öldürmek istercesine.. basın döner hangisine üzülmeliyim hangisine ağlamalıyım diyene kadar kan revan içinde kalırsın ellerin uyuşur midende bir bulantı gözlerimi kapasam mı dersin kapasam açılır mı tekrar korkarsın nedensizce hep hata ararsın kendinde kendi başarısızlığına bağlarsın ve sonunda vazgeçersin mecbursundur başka yolu yokmuşçasına.. 
-şimdi anlıya bilir misiniz içimde ki acıyı bir kaç satırla kaçınız dokundunuz bir başkasının duygularına kaçınız bıraktı yere atılacağını bile bile kalbini bir başkasının avucuna ve kaçımız dürüst kaldık sonunda...

24 Ocak 2011 Pazartesi

"naylon aşklar"

şimdi umrumda değil gitmemen..ne fark eder ki değişen bir şey olmadıktan sonra paylaşılacak bir şey kalmadıktan sonra, senden önce de senden sonra da ben mutluyum yalnızlığımla giderken eline tutusturmam asla..senin gibi adamlar yalnız kalmaz nasılsa 3-5 günlük mutluluklar vardır kapılarında..hadi şimdi git ve onları yaşa...
pişmanlık neydi hiç başlamıcağını bildiğin bir ilşkiyi terk etmek mi beklemekten vazgaçmek mi yada beklemek mi neresindeyim ben şimdi bunun kendi içimde kaybolmaktan o kadar yoruldum ki herşeyin samimiyetsizliğinden de bir o kadar eminken.. inanıp güvenmeye ihtiyacım var dürüst birilerine ihityacım var gerçeklerden bahsedecek birine aslında benim sana ihtiyacım var...

" 04.01.2010 "

 365 gün 10 saat öncesiydi...yıllandık.. artık böle mi söylemem gerekirdi.. herkes atıp tutuyor ama bir ben biliyorum ne yaşadım, ne yaşamadım şimdi yeni bir cümle kurmaya başladım özneyi nereye koyacağımı bilemeden belki de öznesiz ve özensiz kurulmalıydı bu cümle, bütün imla hatalarıyla birlikte...
keşke hep masum kalsaydın benim için,
uzaktan ve duvarlara dayanarak izleseydim seni,
keşke tanışma...mıza hiç fırsat olmasaydı,
ve seni hayatıma şeker misali karıştırmasaydım,
hayat kavramım senden ibaret olmasaydı keşke,
seni hayatımın öznesi yaptım da ne oldu?
her gece bir acı, her anımda yaralı bir kalp..
öznesi olmayan bir hayata mahkûm bir nesne kaldım sayende,


oysa ne kadar masumdun önceleri,
bir gülerdin dünya gülerdi sanki
kazara göz göze gelsek yıkılırdı içim,
öpülesi bir el uzanırdı tenime.
dokunurdu içime işlercesine.


ne güzeldi eskiden, uzaktan seyreder,
en yakınlarıma anlatırdım seni,
ne masumdun sen bana...
aniden çıkınca karşıma,
yağmuruna kavuşmuş toprak misali sevindi yüreğim